AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Retrieverınızı çiftleştirmeden önce bir kez daha düşünün...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Irmakk



Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 26/12/08

MesajKonu: Retrieverınızı çiftleştirmeden önce bir kez daha düşünün...   Cuma Ara. 26, 2008 11:45 pm

Köpeğinizin yavrularının olması hiç de hafife alınacak bir şey değildir.

Köpek sahiplerinin köpeklerinin yavrularının olmasını istemede pek çok nedeni olabilir. Çoğu için çok sevdikleri dostlarının bir yavrusuna sahip olmak ana itici güç olmasının yanı sıra bazıları için sözde finansal kazanç daha çekici gelebilir. Bazı köpek sahipleri için, bu gerçekten gerekli olmasa da, dişi köpeklerinin hayatta bir kez anne olmasının iyi olduğuna inandıklarını da biliyoruz.

Bu yazının gerçek amacı köpek sahiplerini köpeklerinden yavru almaktan vazgeçirmek olmasa da köpek üretiminin büyük miktarda üzerinde düşünme ve planlama gerektiren bir karar olduğunu anlatmayı amaçlıyor. Daha da ötesi belli ırkların doğum problemleri ile olası genetik hastalıklara karşı yapılması gereken testlerden köpek sahiplerinin haberdar olması gerekiyor.

Bu genetik hastalıklardan kalça çıkığı (hip dysplasia) pek çok ırkta gözlemlenebilmesine rağmen dev ırk köpeklerin (Danua, St. Bernard vs) yanı sıra Alman Çoban Köpeği, Golden ve Labrador Retiever gibi ırklarda yaygın olarak görünebilen bir hastalıktır. Sağırlık, Dalmaçya ve Bull Terrier’lerde dikkatle elimine edilmesi gereken genetik hastalıklardandır. Göz problemlerinden Progresif Retinal Atrofi (PRA) genellikle Border Collie, Cocker Spaniel, Golden ve Labrador Retriever ve Irlanda Setterin’de rastlanır. Bu saydıklarımız pek çok genetik hastalıkdan sadece bir kaçıdır.

Yüksek oranda olası genetik hastalık riski taşıyan hiç bir köpek ne kadar iyi karaktere sahip olursa olsun üretimde kullanılmamalıdır. Yine, konformasyonu ve genetik yapısı ne kadar mükemmel olursa olsun doğru karaktere sahip olmayan hiç bir köpek üretim programınıza dahil edilmemelidir.

Bir dişiden üretim planlarına başlamadan önce onun mükemmel koşullarda olduğundan emin olunmalıdır. Hamilelik sırasında hastalık alındığında yavruları fiziksel ve zihinsel olarak etkileyebileceğinden annenin aşıları tam olmalıdır. Ayrıca dişi, parazitlere karşı ilaçlanıp emzirme sırasında yavrulara parazit transferi gerçekleşebileceğinden pirelerden de arındırılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki çiftleşme bazı dişiler için traumatik olabilir. Özellikle de insanlar tarafından büyütülen ve diğer köpeklerle fazla ilişki içinde olmayan dişiler erkek köpeklerin kendilerine yaklaşmasına izin vermeyebilir.

Hamilelik tanısı çiftleşmenin ilk üç ya da dördüncü haftası içinde yapılabilir. Hormon düzeyini ölçmek için kan testleri ya da yavruları görüntülemek için ultrasonografi kullanılabilir.

Dişi hamile ve emzirirken, özellikle de dokuz haftalık hamileliğin son üç haftasında, sindirilebilirliği yüksek enerji yoğunluğu fazla bir dietle beslenmelidir. Yavruların gerçek gelişimi son üç haftada gerçekleştiğinden en baştan itibaren fazla besleme hamile annenin gereksiz kilo almasına neden olurken yavruların fazla gelişerek doğumda problem yaratmasına neden olur.

Emzirme dönemi boyunca vücut ağırlığındaki fazlalık % 15-25 arasında olmalıdır. Düzenli parazit tedavisine rağmen bazy köpeklerin vücudunda inaktif parazitler bulunabilir. Hamilelik döneminde bu parazitler aktif hale geçer ve çoğu dişi plasenta ve süt yolu ile yavrularına parazit geçirir. Bu da yavruların doğuştan daha sonra çocuklara zararlı olabilecek parazitlere sahip oldukları anlamına gelir. Bunun önüne geçmenin en iyi yolu hamile dişilere doğumdan önce üç hafta ile doğumdan sonra iki hafta boyunca günlük benzimidazole parazit ilacı vermektir. Daha sonra emziren anne ve yavrularına 12 haftalık oluncaya kadar iki haftada bir bu uygulamaya devam edilmelidir.

Doğumdan önce anne ve yavrularına güvenli ve sessiz bir yer ayarlamalısınız. En ideali bir “doğum kutusu” hazırlayıp dişinin ve yavruların içinde rahat ve güvende olmasını sağlamaktır. Doğumdan önceki haftalarda dişinin buraya alıştırılması doğumun rölatif olarak güvende gerçekleşmesine yardımcı olacaktır. Çoğu dişi sakin bir ortamda kendi kendine annelik görevini yerine getirir. Yine de gözünüz sürekli üzerinde olmalıdır.

Doğum sırasında 20-30 dakikadan fazla yavru gelmeksizin kasılma veteriner hekim müdahalesini gerektirebilir. Dişiler genellikle kasılmayı engelleyen ve adale sertliği, hızlı soluma, huzursuzluk ve hatta kendinden geçmeye neden olan düşük kan kalsiyum düzeyinden sorun yaşayabilir. İri yavrular da yine doğum sırasında problem yaratabilir. Bu durumlarda sezeryan gerekebilir.

Herşey yolunda gitse de doğumun ilk 24 saatinde bir veteriner hekimin anne ve yavruların sağlığından emin olmasında fayda vardır. Ayrıca uterus da geriye hiç birşeyin kalmadığı ve annenin uygun miktarda süt üretip üretmediği kontrol edilmelidir. Annenin umulandan fazla yavrusu olacak olursa ona dışardan takviyelerle yardımcı olmakta fayda vardır. Veteriner hekiminizin tavsiye edeceği bir yapay süt ile yavruları beslemeye siz de katılabilirsiniz. Tüm bunlara rağmen tüm yavruların hayatta kalması her zaman mümkün olmaz.

Yavrular büyüdükçe daha maceracı birer küçük yaratığa dönüşür. “Doğum kutusu” artık bu yavruları içerde tutamayacağından anne ile yavruları emzirme zamanı dışında başka bir odada tutmakta fayda vardır. Anne onların sonsuz oyunlarından ve çıkmaya başlayan dişlerinin memelerinde yol açtığı yaralardan kendini kurtarmak isteyebilir. Yavruları ev içinde tutacaksanız 6-8 haftalık olup yeni evlerine gidecek kadar büyüyünceye kadar onların yaramazlıklarına ve neden olduklary dağınıkığa katlanmanız gerekmektedir.

Aşılama, yavrular 8-10 haftalık olup diğer köpeklerle tanışma zamanı gelince başlanmalıdır. Yine de distemper ve parvovirüse karşı bu süreden önce birer ön aşı yapılabilir. Mağrur anne ve onun haylaz yavrularını görmekten daha mutluluk verici bir şey olmamasına rağmen tüm bunların maddi karşılığı olmadığını düşünmeyin bile. Dünyadaki en doğal şey olmasına rağmen pek çok insanın umduğunun aksine doğum ölüm de getirebilir. Kim ne derse desin hamilelik ve emzirme dönemi masraflar her zaman elde edilen maddi karı geçecektir.

UNUTMAYIN

Eğer dişi köpeğiniz ve siz aşağıdaki kriterlere uymuyorsanız ondan yavru almayın:

Masrafları karşılamayı, son yavru da yeni yuvasına gidinceye kadar sorumluluklarınızı yerine getirmeyi ve yavrular için uygun yuvalar bulup bulamayacağınızı ciddi şekilde düşünmediyseniz.

İşlerin hiç de umduğunuz gibi gitmeyeceğinin bilincindeyseniz.

Köpeğiniz fiziksel olarak sağlıklı ve özellikle aile köpeği olma özelliğine sahip bir karaktere sahipse.

Dünyaya gelmesine izin verdiğiniz her canlıdan gerekirse ömrü boyunca sorumlu olduğunuzu asla unutmamalısınız.

ALINTIDIR
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 395
Kayıt tarihi : 10/08/08

MesajKonu: Geri: Retrieverınızı çiftleştirmeden önce bir kez daha düşünün...   Cuma Mart 13, 2009 10:42 pm

teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://goldenretrieverfun.yetkinforum.com
karamel

avatar

Mesaj Sayısı : 35
Kayıt tarihi : 13/03/09
Yaş : 23
Nerden : eskişehir

MesajKonu: Geri: Retrieverınızı çiftleştirmeden önce bir kez daha düşünün...   C.tesi Mart 14, 2009 6:22 pm

lovedogs ama ben komşunun köpeğinin yavrulamasını istiyorum çünkü bize verirse inşallah verir benimde golden ım olucak bu yüzden çok istiyorum bize verince bidaha çiftleştirmese olmazmı ki ya bana versinde gerisi beni ilgilendirmiyor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
kontes
moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 525
Kayıt tarihi : 24/07/10
Nerden : zonguldak

MesajKonu: Geri: Retrieverınızı çiftleştirmeden önce bir kez daha düşünün...   C.tesi Nis. 02, 2011 10:45 pm

paylaşım için teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Retrieverınızı çiftleştirmeden önce bir kez daha düşünün...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: BAKIM-BESLENME :: BAKIM BİLGİLERİ-
Buraya geçin: